18 Şubat 2013 Pazartesi

YOĞURDUN FAYDALARI

Yoğurdun Sağlığa Faydaları
Yoğurt, sabahtan akşama kadar günün her saatinde yenebilecek harika bir gıdadır.Yoğurt daima suyuyla birlikte yenmelidir.Süzme yoğurtta "B" vitamini kalmaz. 
Çünkü,vitaminler hep yoğurdun suyundadır.
Şeker hastaları için yararlı bir besindir.Şeker hastalarına verilecek yoğurt, ekşimiş olmamalı ve kaymağı alınmış olmalıdır.
Sabahleyin kahvaltıdan sonra yenen yoğurt,sindirimi kolaylaştırıp ,bağırsakların çalışmasına yardım eder.
Her yaşta hemen hemen herkes için uygundur.Ancak, midesi çok duyarlı olanlara,onikiparmak bağırsağı ülseri olanlara dokunur.
Yoğurt, hastalar ve zayıf bünyeler için sütten daha besleyici sindirimi kolay bir gıdadır.
 ANTİBİYOTİK ETKİ
Aynı zamanda bağırsaklarda bulunan tehlikeli ve zararlı mikropların(Amiplerin) çoğalmalarına ve hatta yaşamalarına engel olan bir besindir.Bu sebepten tifo ve ishal zamanlarında yoğurt âdeta bir ilaç gibi tavsiye edilmektedir. Tüberkülozlu hastalar üzerinde de antibiyotik etki gösterir.
Yoğurt aynı zamanda bulaşıcı hastalıkların tedavisinde de oldukça öneme sahiptir.Çocukların bulaşıcı karaciğer iltihâbı (hepatit) hastalıklarının dietik tedavilerinde kullanılır.
CİLT
Ayrıca,yüze ve boyna sürülürse cildi canlandırır.Yirmi dakika kalsın cildinizde,sonra da gülsuyuyla siliverin.
RAHAT UYKU
Rahat bir uyku için de yoğurt yiyebilirsiniz.


1- Vitaminler-mineraller: Yoğurt; potasyum,  fosfor, riboflavin, iyot, çinko ve B12 vitamini bakımından zengin. Aynı   zamanda yağda eriyen vitaminler, görme fonksiyonlarına katkısı olan A vitamini ve bağışıklık sistemini güçlendiren E vitamini içeriyor.

Mineraller

Kalsiyum:Kemik, diş ve saç gelişmesini sağlar,sinir sistemini düzenler,kişiyi çabuk öfkelenmeye karşı korur.Şurası mutlaka bilinmelidir ki güzelliği bozan en korkunç şey ;öfkeli ve sinirli olmaktır.
Fosfor:Vücut için en önemli mineral, fosfordur.Bu mineral,dokuları ,kemik,diş ve bütün hücreleri yeniler,B grubu vitaminler fosforla birlikte çalışır.
İyod:Tiroid bezlerinin çalışmasını sağlar,guatr hastalığını önler.Bu mineral vücut hücrelerinin çalışma ahengine de yardımcı olur,uyarıcı bir etkisi vardır.
Flor: Diş çürümelerini önler.


DÜZGÜN BİR CİLT
Yumuşak bir cilt için A vitamini çok önemlidir. A vitamini en çok tereyağında bulunur. A vitamini gece körlüğünden korunmak için, saçların ve derinin güzelleşmesi için faydalıdır A vitamini peynirde de bol miktarda bulunmaktadır. Bu vitamin balıkyağında da fazla miktarda vardır. Ayrıca gün bir miktar ayçiçeği çekirdeği veya kabak çekirdeği yiyin. Bu çekirdekler esas halinde element olan çinko içerirler. Vücutta çinko eksikliği ise derinin daha çabuk buruşmasına yol açar. Ayrıca sabah ve akşam kivi yiyin. Bu meyvenin içerdiği C vitamini dolaşımı harekete geçirir ve bunun sonucu olarak deri daha iyi beslenir.



KUVVETLİ TIRNAKLAR
Her gün yoğurt yiyin. Yoğurtta tırnakların oluşumu için önemli olan protein vardır. Toz jelatin de bu etkiyi fazlalaştırır. Kırılan tırnaklara karşı ceviz ve yer fıstığı yiyin. Her ikisi de tırnakları sertleştiren biotin içerir.

SAĞLIKLI DİŞLER
Günde iki kere 150 gram yağsız peynir yiyin. Peynirdeki kalsiyum dişetini kuvvetlendirir, dişleri sağlamlaştırır. Ayrıca balık ve kümes hayvanları da dişlerin sağlam olması açısından önemlidir. Bunlarda dişleri sertleştiren fosfor vardır.

PARLAK GÜR SAÇ Bol protein içeren besinler (peynir, et, balık, kümes hayvanları) salatayla birlikte yendiğinde saç gür olur. Çünkü saçın yüzde 97'si protein maddesi olan keratinden oluşuyor.Haftada dört yumurta yiyin. Yumurtada saça parlaklık kazandıran bol miktarda kükürt vardır.

PARLAK GÖZLER
Haftada üç kere az bir miktar bitkisel yağla pişirdiğiniz havuç yiyin. Havuçtaki A ve E vitaminleri görmeyi kuvvetlendirir, gözlere parlaklık kazandırırlar. Kepek, çavdar ekmekleri içerdikleri selen elementinden dolayı gözleri hastalık mikroplarından korur.

2- Kilo kaybı: Tennessee Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmada, düşük kalorili diyetlerine   yoğurdu ekleyen ve günde üç öğün yağsız yoğurt yiyen aşırı kiloluların, yoğurtsuz diyet  uygulayanlara oranla yüzde  22 daha fazla kilo verdikleri, yüzde 61 daha fazla yağ yaktıkları tespit edildi.
Yoğurt yiyenlerin ayrıca, karın bölgelerinden yüzde  81 daha fazla yağ yaktıkları ortaya çıktı. Yoğurttan   aldığımız kalsiyum, yağ   yakımını hızlandırıyor.

3- ‘Dost’ bakteri: Bir-çoğumuz bakteri   denince bunun vücut için kötü bir şey olduğunu düşünür. Ancak yoğurt, dost bakteriler içeriyor. Yoğurt gibi fermente ürünler, vücudumuz için yararlı bakteriler ‘probiyotikleri’ içeriyor.  Bağırsaklara yararlı besinlere probiyotik gıdalar deniyor. Probiyotikler, sindirim  sistemini rahatlatıyor ve   bağışıklığı güçlendiriyor.

4- Kan basıncı: Son yapılan çalışmalar, süt ve süt ürünlerinin düzenli tüketiminin yüksek kan basıncı riskini azalttığını gösteriyor. Araştırmalara göre, günde 2-3 porsiyon az yağlı süt ürünü tüketenler, hiç tüketmeyenlere oranla yüzde 50 daha az yüksek kan basıncı riski taşıyor.

5- Tok hissettirir:  Washington Üniversitesi’nde açlık,  tokluk ve sonraki öğünde tüketilen kalori miktarıyla ilgili bir çalışma yapıldı. Bireylere; yoğurt, şeftali aromalı içecek ve şeftali suyu, ara öğün olarak verildi. Yoğurt tüketenlerde diğerlerine oranla daha yüksek tokluk geliştiği görüldü. Yoğurt gibi proteini yüksek besinler, düşük  proteinli gıdalara göre her zaman daha doyurucudur. (??? YANİ ŞEFTALİ SUYUNA GÖRE DAHA TOK TUTUYOR OLABİLİR DE TOKLUK HİSSETTİRİYOR MU?)

6- Kas gelişimi: Yoğun  egzersiz çalışması sonrasında protein içeriği yüksek yoğurt, iyi bir seçim. Protein, kasların kendini toparlaması için gerekli.  Ayrıca yoğurtta bulunan  karbonhidrat, ağır egzersiz sonrası kaslarda azalan   depoları dolduruyor.

7- Kalsiyum: Kalsiyum, güçlü kemikler ve sağlıklı dişler için önemli. Vücut yeterli kalsiyum aldığında bu, doğrudan kemikler için kullanılıyor. Yoğurt kalsiyumun çok iyi bir kaynağı ama az yağlı olanları daha çok kalsiyum içeriyor. 1 kase tam yağlı yoğurtta kalsiyum oranı, 330 mg.’ken 1 kase light yoğurtta 350 mg.

8- Bağışıklık sistemi:   Viyana Üniversitesi’ndeki çalışmaya göre, günde 3-4 porsiyon  yoğurt, hastalık ve enfeksiyonla savaşmada rol oynayan ‘T hücreleri’ni daha güçlü ve aktif hale getiriyor.

9- Laktoz intoleransı: Bazı yoğurtların  etiketlerine baktığınızda ‘canlı ve aktif kültür’ ibarelerini görebilirsiniz. Yoğurt yapabilmek için süte  ‘laktoba- sillus bulgaricus’  ve ‘streptococcus thermophilus’ adlı canlı, aktif kültürler ilave ediliyor. Bu kültürler, laktozu parçalıyor, böylece laktoz intoleransı olan bireyler sindirim siteminde sorun yaşamadan yoğurdu tüketebiliyor.

10-Osteoporoz:  Kemiklerin kütle kaybetmesine yol açan, yaygın görülen kemik metabolizması hastalığına deniyor. Osteoporoz-beslenme ilişkisine baktığımızda, karşımıza yetersiz kalsiyum tüketimi ve D vitamini alımı çıkıyor. Yoğurttaki kalsiyum ve D vitamini kombinasyonu avantaj yaratıyor. Kalsiyum kemiklerin güçlenmesini sağlarken,   D vitamini kalsiyumun depolanmasına yardımcı oluyor.

Trakya Üniversitesi (TÜ) Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Faruk Yorulmaz, bir kase yoğurda iki kaşık bira mayası katılarak hazırlanan yoğurt maskesinin cilde parlaklık vermede ve kırışıklıkları önlemede çok faydalı olduğunu bildirdi.
Prof. Dr. Yorulmaz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ilk defa 10. yüzyılda Türkler tarafından bulunan yoğurdun, başka hiçbir besin maddesi ile karşılaştırılamayacak kadar çok yararlı özelliği bir arada bulundurduğunu söyledi. Bu besinden yeterince faydalanılmadığını öne süren Yorulmaz, "Yoğurt sağlığı korumak ve daha sağlıklı olmak için çok önemli bir besin maddesidir" dedi.
Yoğurdun sindiriminin kolay ve karbonhidrat, protein, yağ, vitamin, kalsiyum ve fosfordan oldukça zengin bir besin olduğunu belirten Yorulmaz, aynı zamanda kolayca vücutta sindirilen ve gerekli tüm besin maddelerini sağlayan bir besin olduğunu bildirdi.
Ayrıca vücudun hastalıklara karşı direncini sağlayan bağışıklık sistemini güçlendirdiğini ve hastalık yapan mantarlar da dahil olmak üzere tüm mikroplardan, sindirim sistemini tutan kanserlere kadar pek çok hastalıktan koruduğunu anlatan Yorulmaz, şunları söyledi:
"Yoğurt, büyüme gelişme çağında diş ve kemik gelişimini hızlandırır, raşitizmden korur. Menopoz sonrası kadınlarda ve yaşlı erkeklerde kemikleri güçlendirir, kırılmaları önler. Bu nedenle her yaştaki insanın beslenmesinde son derece önemlidir. Yoğurt, bebeklere altıncı aydan sonra ek olarak verilen ilk besinlerden biridir. Böylece bebeklerin kemik ve diş gelişimine yardımcı olur.
Bağışıklık istemlerini güçlendirir. Bağırsaklarda faydalı mikropların oluşumunu hızlandırır, ishalden korur."

KABIZLIK SORUNUNA YOĞURTLA SON
Yoğurdun sindirimi ve barsak hareketlerini düzene soktuğunu ve kabızlığı önlediğini ifade eden Yorulmaz, mide barsak ülserlerinden de koruduğuna işaret etti.
Bağırsaktaki zararlı mikropların üremesini durdurduğunu, faydalı olanları ise desteklediğini ifade eden Yorulmaz, "Bağırsakları mikrobik hastalıklardan ve antibiyotik kullanımına bağlı ishallerden korur" diye konuştu.
Yorulmaz, yoğurdun ağız kokusunu ve diş taşları oluşumunu önleme etkisi olduğunu söyledi.
Akşam yenen bir kase yoğurdun uykuya dalmayı kolaylaştırdığını ve daha dinlendirici bir uyku sağladığını dile getiren Yorulmaz, yoğurdun pek çok hastalıkta da faydalı olduğunu bildirdi.

KOLESTEROL VE DİYABET HASTALARI İÇİN DE YOĞURT
Prof. Dr. Yorulmaz, yüksek kolesterol ve diyabet hastaları için oldukça faydalı olduğunu belirtti.
Yoğurdun kötü kolesterolü düşürdüğünü, iyi kolesterolü yükselttiğini ve yağların harcanmasını kolaylaştırarak şişmanlamayı önlediğini ifade eden Yorulmaz, şunları kaydetti:
"İshali olanlarda yoğurt ve ayran iyileşmeyi hızlandırır. Özellikle menopoz sonrası kadınları etkileyen, ancak yaşlı erkeklerin de önemli bir sorunu olan kemik erimesi olanlarda kemikleri güçlendirir. Yoğurdun alerjik etkisi çok azdır.
Besin elemanlarından zengin olması nedeniyle vücut direncini düşürmeden zayıflamayı sağlaması nedeniyle, zayıflama diyetlerinde yoğurt son derece faydalıdır.
Yapılan çalışmalar çok yoğurt yiyenlerin az yiyenlere göre daha uzun ömürlü ve daha sağlıklı yaşadıklarını göstermiştir.
Yoğurt, vitamin içerdiği için suyu süzülmeden yenmelidir. Süzme yoğurt B vitamininden fakirdir. Hangi yaşta olursanız olun, sağlıklı ya da hasta her gün mutlaka 1 kase yoğurt yemeyi ihmal etmeyin. Böylece sağlıklı, uzun ömürlü ve daha güzel yaşayabilirsiniz."

Vitamin ve protein var

• Süt ürünlerinin ana gıda gruplarından olan yoğurt en besleyici, sağlıklı ve yüksek miktarda protein , kalsiyum, fosfor, iyod, flor ve çeşitli vitaminleri de içermektedir.

• Yoğurt bağışıklık sistemini güçlendirerek bir çok hastalığı önleyici etkiye sahiptir. Yoğurdun ve yoğurt üretiminde kullanılan laktik asit bakterilerinin kanser, enfeksiyonlar, gastro intestinal hastalıklar ve astım gibi hastalıkları önleyici etkilerinin olduğu yapılan araştırmalarda bulunmuştur.

• Tüm bu hastalıkların oluşmasında en önemli nedenin bağışıklık sistemi olduğu saptanmıştır. Yoğurdun bağışıklık sistemine uyarıcı etkisinden dolayı çeşitli hastalıkların önlenmesinde önemli bir etkendir.

• Yoğurdu sofralarından eksik etmeyen kişiler ve özellikle yaşlılar gibi bağışıklık sistemi baskılanmış gruplarda bağışıklık sistemi ile ilgili hastalıklara karşı direnç de artmaktadır.

Ve yoğurt hakkında bilmemiz gerekenler...

• Zararlı bakterilerin üremesini durdurarak bağırsakların düzenli olarak çalışmasını sağlar. Sindirim sisteminin sağlıklı çalışmasına yardımcı etkisi bulunmaktadır, mide rahatsızlıklarını önler.

• Şeker hastaları için yararlı bir besindir,kan şekerini düzenleyici etkisi bulunmaktadır. Kaymağı alınmış ve ekşimemiş yoğurt tercih edilmelidir.

• Bağırsak düzensizliklerinin giderilmesine, özellikle çocuk ve yetişkinlerde karşılaşılan ishallerin tedavisine yardımcı olur.

• Bağırsaklarda bulunan tehlikeli ve zararlı mikropların çoğalmalarına ve hatta yaşamalarına engel olur.

• Kanser riskini azaltır, özellikle kolon kanserine karşı koruyucu etkisi bulunmaktadır.

• Vücuttaki kolesterol miktarının azalmasına yardımcı olur, LDL-kolesterolü azaltır.

• Kanda sağlıklı asit baz dengesi sağlar.

Gaz oluşumu azaltır

• Süt ve süt ürünlerini tükettikten sonra laktoz intolerans nedeniyle bağırsaklarda gaz problemi yaşayan kişilerde laktozu parçalanması nedeniyle gaz oluşumu azaltır.

• Bağırsakları temizlediği, zararlı bakterileri önleyerek ishal oluşumunu engellediği için gıda zehirlenmelerine karşı koruyucudur.

• Bağırsaklarda B vitaminlerinin üretilmesini sağlar. Suyuyla birlikte yenmelidir, suyu vitamin içerir. Süzme yoğurtta B vitamini kalmaz.

• Rahatlatıcı etkisi bulunmaktadır, bu nedenle iyi bir uyku için idealdir.

• Kalsiyumun daha fazla emilmesini ve bağışıklık sisteminin güçlendirilmesini sağlamaktadır.

• Antibiyotik kullananlar, ilacın etkisiyle zarar görebilecek yararlı bakterilerin korunması amacıyla, yoğurt yemelidirler.

• Midesi çok duyarlı olanlar, oniki parmak bağırsağı ülseri olanlara dokunabilir.Bu durumda dikkatli tüketilmelidir.

• Yoğurt, ayrıca inulin adıyla bilinen, alt sindirim sistemindeki sağlığı geliştirici bakterilerin üremelerini ve canlı kalmalarını sağlayan prebiotik bir madde içermektedir.

• Yoğurt gibi fermente süt ürünlerinin üretiminde kullanılan geleneksel laktik asit bakterileri gastrointestinal sistemde canlı kalamaz.

Bağışıklık sistemini geliştiriyor

• Probiyotik gıdalar 'yeterli sayıda alındığı zaman bağırsak mikroflorasının dengesini geliştirerek katkıda bulunan canlı bakteriler içeren gıdalar' olarak tanımlanmaktadır.

• Probiyotiklerin bağışıklık sistemini geliştirdiği ve kolon kanseri riskini de düşürdüğü belirtilmektedir. Geleneksel olarak probiyotikler yoğurt ve diğer fermente gıdalara eklenirken, son yıllarda içeceklere ve tablet, kapsül veya dondurularak kurutulmuş formdaki preparatlara da ilave edilmiştir.

Barsak içindeki ortamın pH'sını değiştirerek aside dönüştürür

• Sindirim sisteminde bulunan bu yararlı bakterilerin etkileri, onların canlı olmasına ve metabolik aktivitelerine bağlıdır.Probiyotikler yutuldukları zaman mide ve safra asitleri tarafından elimine olabilirler,ancak bir kısmı kalın barsağa ulaşır ve orada yerleşir.

• Üremeleri oligosakkarit olarak bilinen kompleks karbonhidratların varlığına bağlıdır. Belirli oligosakkaritler prebiyotikler olarak düşünülür. Bunlar sindirilemeyen gıdalardır, ancak kolondaki bir veya sınırlı sayıdaki bakterinin aktivitesi ve üremesini destekleyerek yarar sağlar.

• Probiyotik gıdalardan maksimum yararın sağlanabilmasi için, prebiyotikler kullanılır. Fermente olabilen lif türleri, zararlı bakterilerin gelişimini engelleyerek probiyotik etki gösterir. Barsak içindeki ortamın pH'sını değiştirerek aside dönüştürür ve zararlı bakteri enzimlerinin çalışmasını engeller. Böylece sağlık üzerinde koruyucu etkiye sahiptir.

• Probiotikler ve prebiotikler, daha etkili olmaları için bir arada kullanılmakta ve buna da sinbiyotikler adı verilmektedir.

7'den 70'e herkese lazım

• Yoğurdun içerdiği probiotik ve prebiotik maddelerin kabızlık, ishal, kalp hastalıkları, şeker, kemik erimesi, oburluk ve kalın bağırsak kanseri gibi çeşitli rahatsızlıklara iyi geldiği,bağışıklık sistemini güçlendirdiği özellikle immunoglobulin A'dan zengin olduğu, B grubu vitaminler ve Folik asit sentezinde yer aldığı, laktozun sindirimini kolaylaştırdığı ve ishali önleyici etkisinin bulunduğu bilinmektedir.

• Deyim yerindeyse, yoğurt 7'den 70'e herkese lazım. Hatta en çok 7'sindekine ve 70'indekine lazım. Bu yüzden çocuk yaşlı herkesin günlük beslenmelerinde muhakkak yoğurda yer vermesi gerekmektedir.

Yoğurdun suyu çok vitaminlidir. Bu yüzden, süzmeden yenilmesi yararlıdır.
İçinde yüksek oranda B vitamini bulunur.

Şeker hastaları için çok yararlı bir besindir.
Kaymağı alınmış ve ekşimemiş bir yoğurdu, rahatlıkla şeker hastalarına yedirebilirsiniz.
Özellikle akşam meyve tüketiminden sonra yenilen yoğurt, midede biriken şekeri dengeler.
Böylece bedenin şekeri ortadan kaldırmak için ürettiği ensülin salgısını azaltıp,
ensülinin bedene verdiği zararı ortadan kaldırır.

Yoğurdun bir diğer özelliği sindirimi kolaylaştırmasıdır. Bağırsakların çalışmasına yardım eder.
Ancak midesi çok duyarlı olanlara ve onikiparmak bağırsağı ülseri olanlara dokunabilir.

Yoğurt, hasta ve zayıf bünyeler için, sütten daha besleyici, sindirimi kolay bir gıdadır.

Bağırsaklarda bulunan tehlikeli ve zararlı mikropların çoğalmasına ve yaşamasına engel olur.

Tifo ve ishal gibi hastalıkların tedavisinde yoğurt yenmesi tavsiye edilir.

Tüberkülozlu hastalar üzerinde antibiyotik etkisi vardır.

Bulaşıcı hastalıkların tedavisinde önemli etkisi vardır.
Özellikle çocuklarda görülen, bulaşıcı karaciğer iltihabı (hepatit) hastalığının tedavisinde kullanılır.

Yoğurdun içinde bulunan kalsiyum, diş ve saç gelişimini sağlar.
Sinir sistemini düzenler ve kişiyi çabuk öfkelenmeye karşı korur.

İçerdiği iyot sayesinde tiroit bezlerini çalıştırır. Guatr hastalığının tedavisine yardımcı olur.

Yoğurdun içindeki flor, diş çürümelerini engeller.

Kolit, alerji, osteoporoz, hazımsızlık, hipertansiyona yol açan,
kötü kolesterol ve kalp-damar hastalıklarına karşı güçlü bir koruyucudur.

Yaşlanma sonucu oluşan menopoz durumunda, içerdiği yüksek dozda kalsiyum
osteoporoza karşı direnç sağlar.

Vücuttaki kolesterol miktarının azalmasını sağlar.

Rahatlatıcı etkisi vardır. Gece yatmadan önce yoğurt yemek, deliksiz bir uyku çekmenizi sağlar.

Özellikle Bayanlar daha güzel ve daha sağlıklı olmak için, yoğurdun suyu birebir. Yoğurdun suyu vitamin depoosu. Her gün tüketilen yarım kilo yoğurt mide, kolon ve meme kanserinin oluşumunu etkelliyor. Yararlı etkilerinden tam olarak yararlanabilmek için yoğurdu, üzerinde biriken yeşilimsi suyla tüketin. Yoğurt suyu bağışıklık sistemini güçlenlendiren B 12 vitamini içeriyor.
DİKKAT: Yoğurt kullanma süresi 7 gün olanlar daha doğal, köy yoğurdu olanlar ve evde yapılanlar daha lezzetli oluyor. İçinde katkı maddesi yoktur. Afiyet olsun


.kaza sonucu kırıklar oluştuğunda doktor önermişti ev yoğurdunun suyunun içilmesini..

• Süte kıyasla yoğurt, süt kaynaklı bulaşmaların sıklığını azaltabilir. Bu nedenle daha fazla biyolojik etkinlik sağlayarak ve büyümeyi engelleyen bulaşıcı sindirim hastalıklarını engeller, çocukların büyümesine olumlu katkıda bulunabilir.
• Yoğurt mayalarının ishal önleyici etkisi mevcuttur.
• Yoğurt proteinleri süt proteinleri ile aynı niteliklere sahiptir ve daha fazla yararlanabilirlik sağlamaktadır. Bunun nedeni ise mayalanan sütün midedeki sindirim koşulları laboratuvar ortamında sağlandığında görülmüştür ki gözlemlenen pıhtılaşma, kazeini küçük parçacıklar halinde toplar, oysa mayalanmayan sütün proteolitik enzimlerce daha yavaş biçimde parçalanan büyük parçacıklar oluşturur.
• Yoğurt şekerinin kana karışması süt şekerine oranla daha yavaştır.
• Yoğurttaki kolesterol oranı düşüktür. Yoğurt tüketimi kandaki kolesterol oranın düşmesini sağlayabilir.
• Yoğurdun tümörlere etkisini inceleyen araştırmalar vardır. Henüz deney aşamasında olsa da şöyle bir sonuç çıkmıştır: Farelerin karın zarına enjekte edilen tümör hücrelerinin gelişimi, yoğurt içen farelerde yavaşlama şeklinde gözlemlenmiştir. Dolayısıyla bazı laktik mayalar, laboratuar ortamında kanserli hücrelerin gelişimini kontrol altına alan maddeler üretebilmektedir.
• Yoğurt kontamine sütlerin neden olduğu enfeksiyonlardan, ishal sonrası sindirim sorunlarından ve sütü tüketememe nedenli kaynaklanan kalsiyum yetersizliğinden korur.
• Yoğurt kandaki immünoglobülin oranını artırır, kolondaki toksinleri azaltır.

• Yoğurt, laktaz enzimi olmayan yetişkinlere bu etkinliği sağlar ve ayrıca antibiyotik maddeler sağlayabilir.
Süzme yoğurdun artıları, eksileri
Yoğurdun sulu açık yeşil sıvı kısmında, daha çok B grubu vitaminler bulunmaktadır. Yoğurdun suyunun süzdürülmesi ile elde edilen süzme yoğurt ,grama düşen yarar olarak kıyaslandığında yukarıda sıralanan yararların hepsine oran olarak daha da fazlaca sahiptir. Ancak B vitaminleri yönünden kıyaslandığında süzme yoğurt normal yoğurttan daha az B grubu vitamin içerir.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder